673 nolu Hadis’in
İzahı:
Bu hadîsi Buhari 'den bâşka
bütün Kütüb-i Sitte sahihleri «İmamet» bahsinde tahrîc etmişlerdir. Onu îbni
Hıbban ile Hâlemim dahi rivayet etmişlerdir. Yalnız Hâkim «Sünneti en iyî
bilenleri» yerine «En fakîh olanları.» demişdir, Fakîh tâbiri lâfız itibârı ile
garîb ise de isnadı sahihdir.,
Hanefîler'e göre, bir
cemâatin içinde imamlığa en lâyık olanlar, sünneti en iyi bilenleridir. Eğer bu
husûsda müsavi olurlarsa Allah'ın kitâbını en iyi okuyanları; bunda da müsâvî
olurlarsa en ziyâde vera' ve takva sahibi olanları; bunda da müsâvî olurlarsa
en yaşlı olanları imam olur.
Vâkıâ hadîsde ilk
aranacak vasfın en iyi okumak olduğuna işaret buyurulmuşsa da ashâb-ı kiram
zamanında en iyi Kur'ân okuyanlar aynı zamanda dînin ahkâmını en iyi
bilenlerdi. Sonraları hâl değişmişdir. Onun için Hanefîyye ulemâsı sünneti yâni
ahkâmı en iyi bilenin imamlığa en lâyık olduğunu söylemişlerdir. Bununla
beraber imam. Ebu Yûsuf-cîan bir rivayete göre en iyi Kur'ân okuyan imamlığa en
lâyık olan. kimsedir.
Şâfiîler'le Mâlîkîler'e
göre hükümdar veya onun naibi olan vâlî v.s. gibi kimselerin onlardan daha
erbabı bulunduğu hâlde imam olmaları mendûbdur. Ondan sonra sıra maaşlı imama
gelir; o da yoksa ev sahibine gelir; o da lâyık değilse cemâat aralarından en
fakîh olanını seçerler. Çünkü namazda lâzım olan kıraat mikdârı ma'lûm ve
mazbûtdur. Onu herkes bilir. Fıkıh mes'eleleri ise her kesin bileceği şekilde
mazbut değildir. Bazen namazda öyle hâl arız olur ki, o hâl karşısında doğru
yolu ancak şer'î mesaili iyi bilen kimse bulabilir. Bundan dolayıdır ki, Nebi
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazda imam olmak üzere ashabı arasından Ebu
Bekir (Radiyallahû anh)'i seçmişdir. Hâlbuki ashâb içersinde Hz. Ebu Bekir'den
daha. güzel Kur'ân-ı Kerîm okuyanlar bulunduğunu bizzat Resulullah (Sallailahu
Aleyhi ve Sellem) beyân etmişti.
Nevevi'nin beyânina göre
Şâfiiler'den bâzıları veya sahibini fakih ile en iyi Kur'ân okuyana tercih
etmişlerdir. Çünkü imamlıkdan. maksad, herkesden ziyâde vera' ve takva sahibi
kimselerle hâsıl olur.
Vera' ile takva arasında
fark vardır. Takva: Haram olan şeylerden sakınmakdır. Vera' ise, haramdan bâşka
şüpheli olan şeylerden bile sakınmakdır.
Hanbelîler'e göre
imamlığa en lâyık olan, fıkhı en iyi bilen ve Kur'ân'ı en iyi okuyandır. Bu
husûsda müsâvî olurlarsa Kur'ân'ı en iyi okuyan tercih edilir.
Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) imam seçilecek kimselerin, sünnet ilmi hususunda da müsâvî
olurlarsa hicret hususunda kıdemli olanı geçirileceğini beyân etmişdir.
Cumhûr-u ulemâya göre
hicret kıyamete kadar devam edecekdir. Gerçi bir hadîs-i şerifde: «Mekke'nin
fethinden sonra hicret yokdur.» buyurulmuşdur. Fakat bundan nıurâd bilumum her
yer'den hicret değil «Mekke'den hicret yokdur.» demekdir. Çünkü fetihden sonra
Mekke de islâm diyarı arasına katılmışdır. Yahut bu hadîsden murâd: «Mekke'nin
fethinden önceki hicret gibi faziletli hiç bir hicret yokdur.» demekdir. îşte
imam seçilecek kimseler hicret hususunda da müsavi olurlar meselâ biri eski
muhacirlerin oğullarından, diğeri yani muhacirlerden olursa, eski muhacirlerin
oğlu tercih edilir.
Bu husûsda da müsâvî
iseler, hadîsin bir rivayetine göre islamıyeti kabulde en kıdemli; diğer
rivayetine göre yaş'ça en büyük olan tercih edilir.
Hadîsin bir rivayetinde
:
«Sakın birinin hâkim
olduğu yerde, başka biri ona imam olmasın!..»,
Diğer rivayetinde :
«Sakın bir kimseye
evinde ve idaresi altında bulunan yerde imamlık etme!..» buyurulmuşdur. Ulemâ
bu husûsda şunları söylemişlerdir: «Ev sahibi, bir meclîsin hâkimi ve mescidin
imamı, imamlık hususunda başkalarından evlâdırlar. Velev ki başkaları fıkıh,
kıraat, vera' v.s. hususunda onlardan evlâ olsun.
Ev sahibi isterse imam
olur; dilerse imamete başkasını geçirir. Bu husûsda söz onundur.
Ulemâdan bâzıları:
«Hükümdar veya onun yerini tutan vali v.s. gibi biri geldiği zaman ev sahibine ve
mahalle imamı gibi kimselere tercih edilir. Çünkü onun vilâyeti umûmidir. Ev
sahibinin kendinden daha faziletli birine izin vererek onu imamete geçirmesi
müstehâbdır.» demişlerdir.
«Tekrime» döşek minder,
posteki ve emsali yaygılardan ev sahibine tahsis edilenidir.
İmamlığa kimin tercih
edileceği hususunda her mezhebin, kendine göre tafsilâtı vardır. Bunlar fıkıh
kitaplarından öğrenilebilir.